Escort Bayan Jale

Gecelik ücret olarak sizlere çok ucuz geleceğimden inanırım, özellikle İstanbul piyasasında aslabir cinsel hizmet vermeden oldukca pahalı ücretler isteyen gecelik bayanlar var, ben hem sınırsız muamele bununla beraber istekli tavırlarım ile sizden istediğim saatlik fiyatı tamamı ile hak ettiğimi düşünüyorum. Şu an 24 yaşındayım bir kızım. Her şeyden önce naturel sarı saçlıım, dolgun ve kıpkırmızı escort bayan dudaklarım, açık yeşili çağrıştıran oldukca çekici gözlerim ile benden etkileneceğinizden gayet eminim. Cinsel hizmetlerimden de anlatmak istiyorum, son zamanlarda anal kısmımdan şaşırtıcı ve hayret verici istekli olduğumu söyleyeyim. Daracık, temiz ve sıcak kalçamın içerisi siz değerli beyleri bekliyor. Yapabileceğiniz kadar sert davranın ve beni genişletin, bir taraftan aletiniz içimde gezerken bir taraftan da süt beyazı iri göğüslerimi öpücüğe boğun, beni her yönden doyum edin isterim. Azgın escort mesajşim bilgileri sitede bulunmaktadır, sizleri büyük bir heyecan ile temenni ediyorum.

Escort Bayan Gözde

Beni cinselliğe doyurup ateşimi söndürebileceğini düşünen kim varsa, evimde ne olursa olsun ağırlamak isterim. Kendinizi evimde, sanki uzun zamandır escort bayan görüştüğünüz bir arkadaşınızda kalıyor şeklinde hissedeceksiniz. En lüks muhitlerinden birinde bununla beraber rahat, geniş dairemde kalıyorum. Gecelik cinsel seans alırsanız, güzelce uyanır ve sabah seksi yaparız. Sizi bu şekilde evimden duş almış, rahatlamış şekilde gönderirim. Müşterilerime para bankası gibi bakan birisi değilimdir.

Eve Gelen Escort Bayan

Bir kere hiçbir erkek o filmlerde var olanları yaşayamaz. Bunlar gereksiz masallardır. Bunun yanında bir kadına karşı bu şekilde asla yaklaşmayın. Zaten bir kadının anatomisinde bu şekilde zevk almak yoktur. Daha fazla işin kirsehir escort içerisinde acı duymak vardır. Bu işi gerçek hayatta öğrenmek gereklidir. Ülkemizde yer alan erkeklerin yüzde 20’si kadınların yüzde 80’i ile seks yapıyor genellikle. Bu şekilde olduğu için de geride kalan erkekler seks yapmaktan uzak kalıyorlar.

Kendilerini yalanları ile avutan erkekleri saymıyorum burada tabii. Sadece kendi erkekliklerine bir zarar gelmesin diyerekten bu düşünceleri yalandan üreten eskisehir escort erkekler vardır. Oysa yanıma gelen 25-26 yaşlarındaki o erkeklerin bile seks yapmamış olduklarını anlayabiliyorum ben. Eğer ki bir de seks konusunda öğrenmek istedikleriniz varsa, ilk defa seks yapacaksanız, işte ateşli escort Tuana hatununuz olarak kendimi sizlere 56 kilosunda sunma konusundaki bu fırsatı değerlendirmek isterim.

Ateşli İsteklerinize Yön Veren Mutluluk Veren Escort
Kendi ateşli isteklerimi, kendi mutluluk verecek olan deneyimlerimi 26’sındaki isim şeklinde sizlerle birlikte paylaşır, kendimi sizlere seksi dakikalarım içerisinde tanıtabilme fırsatını da bulmuş olurum. Cinsel deneyimlerimi benimle birlikte paylaştıktan sonra bir kadınla gerçekten de nasıl sevişmen gerektiğini, bir kadına nasıl oral Mersin bayan escort dokunuşlar yapman gerektiğini gibi olan birçok bilgiyi de artık bilmiş olacaksın. Narin, hassas ama duygusal dokunuşlar yapmasını bilen bir erkek olarak yoluna devam edeceksin.

Gece boyunca seks yapacağımızı falan finike escort mı düşündünüz yoksa? Tabii ki hayır. Kim o kadar seks yapacakmış? Bir kere böyle abartılı ve süslü cümleler kurarak yanıma gelen kaç tane erkek varsa her birisi bu söylemlerinin ne kadar da gereksiz olduğunu bilen erkeklerdirler. Bu konuda her birisinin o düşüncelerini çok iyi biliyorum. Fakat ateşli 55 kilosundaki kadınınız olaraktan ateşli dokunuşlarımı sizlere yapabilmek üzere buradayım. Sohbet etmeyi seven Mersin escort Buse hatununuz şeklindeki kimliğimi bitmek tükenmek bilmeyen şekilde sizlere vermek üzere hazırım.

Ateşli dokunuşlarınızı, ateşli olan isteklerinizi sizlere öylesine içten, öylesine kaliteli bir şekilde yaşatırım ki, gerçekten de değmiş dersin geldiğin için yanıma. Fakat bu anlattıklarım sadece 1 saat içerisinde olacak tür şeylerdir. Türkiye’nin seks konusundaki ortalamasını ele alırsak ki bu 2 dakikadır, ikimiz gerçekten de çok uber uzun dakikalarda yer alacağız bence. Ama gecelerime gelen bir erkekle az önce de demiş olduğum gibi sadece seks yapma planım yoktur. Ben sohbet etmeyi seven, 24 yaşındaki Mersin escort hatunuyumdur.

Gerçekten de çok severim sohbet etmeyi bir erkekle birlikte. Konuşkan bir kadınımdır. Hayatımın her alanında da bu böyle oldu diyebilirim. Açıkçası bundan çok da memnunum ben. Bu sebepten ötürü kendimi ifade edebileceğim herhangi bir yer, ortam gördüğüm zamanda da direkt karsiyaka escort olarak konuşkan olan kimliğimi gösteriyorum. Gecelerime gelen bir erkekle de sohbet etmek beni çok mutlu eder.

Yepyeni sohbetler, yepyeni bir insanlar harika duyguları paylaşacak olmanın vermiş olduğu ateşli iletişimler derken, gerçekten de güzel olan şeyler yaşayabiliriz diye düşünüyorum. Bir de samimi ilişkiler oluşturmada da başarılıyımdır. İnsan ilişkilerine hakim olan bir kadın olduğum için bir erkek ya da kadın fark etmez konuştuğum kişi, kesinlikle direkt olarak o samimi tavırları benden görmektedirler.

GALİBA ANNEMİN GÜZELLİĞİ BAŞINA BELA

Başımdan geçen olay, bundan
12 sene önce gerçekleşti. Ozamanlar bu konular hakkında hiçbir
şeye aklım ermiyordu tabii. Önce annemi anlatayım size: Annem 1.70 boyunda, 52 kiloda,
ince belli, küçük göğüslü, uzun bacaklı, harika güzel yüzü olan bir kadındır.
Bu olay olduğunda annem 31 yaşındaydı.

O gün annemle
alışverişe çıkmıştık. Bana bir şeyler
aldıktan sonra, annem de kendine üst baş alacaktı. Birkaç yer
dolaştıktan sonra küçük bir mağazaya girdik. İçerde esmer
uzun boylu yakışıklı bir adam vardı. Adam annemi
tanıyormuş, anneme ismiyle hitap edip karşıladı. Konuşurlarken
anladım ki, adam annemin liseden eski çıktığı imiş.
Oturup biraz muhabbet ettiler. Ben de can sıkıntısından
uslu uslu oturuyordum. Çaylarını içtikten sonra annem kendine
birşeyler bakmaya başladı. Gömlekler, tişörtler bakıyordu
ve deneme kabininde soyunup giyiniyordu. Kabin perdeliydi. Perdenin az bir
kısmı açık kalıyordu hep ve Kadir abi (Dükkanın sahibi
o adam) hiç kaçırmadan ordan annemi seyrediyordu. Ben de çok küçük
olduğum için bir şey diyemiyordum, hatta ne olup bittiğini
anlamış bile değildim.

En son annem üstüne bir
tişört beğendi ve altına etek bakacaktı. Kadir abi sürekli
etek çıkarıyordu ve denemesi için anneme veriyordu. Sonra da perdenin
o az açıklığından annemi seyrediyordu. Annem en sonunda bir
etek beğendi. Etek dizlerinin üzerinde ve dardı, yandan da derin bir
yırtmacı vardı. Annem, “Kocam böyle derin yırtmaca izin
vermez!” deyip, yırtmacı biraz kısaltmasını istedi. Kadir
abi annemin önünde eğilip yırtmacın olduğu bacağı
biraz öne çıkarmasını istedi. Annemin uzun ve ince
bacağı komple Kadir abinin önündeydi. Kadir abi ölçü alma bahanesiyle
annemin bacağını tutuyor, eteği ileri geriye çekiyordu. En
sonunda yırtmacın kısaltılamıyacağını
söyledi. Annem eteği beğenmişti ve çok üzüldü, çünkü babam öyle giyinmesine izin vermeyecekti.

Kadir abi anneme aşağıda
depoda daha çeşitlerin olduğunu söyledi ve “İnip bakalım
istersen?” dedi. Annem de o yırtmaçlı eteği çıkarmadan ve
tişörtle aşağıya inmeye başladı. Kadir abi yanıma gelip, “Ufaklık
bizi burada bekle, dükkana göz kulak ol, biz 5 dakikaya geleceğiz, müşteri
gelirse dükkanın kapalı olduğunu söyle, tamam mı?” dedi. Ben
de baş sallayıp, “Tamam!” dedim. Bir daha tembih etti, “Burada bekle,
tamam mı?” diye. Yine tamam dedim ve o da aşağıya indi. Ben
şüphelendim tabi ve merdivenlerden aşağı inmeye
başladım. Tam merdivenlerden inmediğimden, hafif kafamı
uzattım. Annemle Kadir abi aşağıda eteklere
bakıyorlardı. Daha doğrusu annem bakıyordu, Kadir abi de, o
dar etekle poposu belli olan annemin arkasından poposunu izliyor ve pantolonunun üzerinden sikiyle oynuyordu…

Kadir abi usulca anneme sokuldu ve arkasından annemi kavradı. Annem hemen, “Kadir napıyorsun, dur!” dedi. Kadir abi de, “Seni çok özlemişim!” dedi. Annem, “O günler lisedeydi, gençlik hevesiydi!” falan dedi. Kadir abi ise, “Çok özlemişim! Tadına bakmak istiyorum” diyerek, annemin boynunu, kulağını
ve yanağını öpüyordu. Annemi o kadar sıkı
kavramıştı ki, annem çırpınıyordu, ama Kadir abi
güçlüydü, annemi salmıyordu. Annem, “İkimiz de evliyiz, yapma, olmaz!”
diyordu. Kadir abi dinlemiyor, annemin boynunu ve ensesini öpmeye devam ediyordu. Şimdi de bir
eliyle annemin küçük göğüslerini tişörtün üzerinden sıkıyordu. Annem, “Yapma, çocuk var, gelir görür!” diyordu. Ama Kadir abi, “Gelmez gelmez, tembih ettim!” diyor, ellemeye devam ediyordu…

Kadir abi bir eliyle şimdi annemin
eteğini yukarı sıyırmış, bacaklarını
okşuyordu. Annem de yavaş yavaş zevke geliyordu galiba. Kadir
abi annemin başından bastırıp duvara doğru itti, annem
de elini duvara koyunca, Kadir abinin önünde domalmış oldu. Kadir abi
bir eliyle annemin kafasından bastırıyordu kalkmasın diye,
bir eliyle de annemin küldonu indirmeye çalışıyordu. Annem
kurtulmak istiyordu, ama Kadir abi annemin kafasından öyle
bastırıyodu ki, annem kafasını bile kaldıramıyordu.
Sonunda annemin külodounu dizlerine kadar sıyırdı ve kendi pantolonunu
çözdü, dizlerine kadar indirdi, koca sikini külodundan çıkardı…

İlk defa yetişkin
yarağı görüyordum ve gözlerime inanamamıştım. Kocamandı.
Kadir abi koca sikini başını tükürükleyip annemin amına az
sürttükten sonra yavaşca annemin amına soktu ve birden yüklendi. Herhalde
köküne kadar girmiş olmalıydı ki, annem birden irkildi. Kadir abi
annemin amında bir iki git gel yaptı ve elini annemin kafasından
çekti, iki eliyle belinden kavradı ve seri bir şekilde annemin
amına pompalamaya başladı. Annem gözlerini kapatmış,
hafif hafif inliyor ve dudaklarını ısıryordu. Kadir abi dar
eteği iyice annemin beline kadar sıyırdı. Annemin süt beyaz
teni vardı, gerçekten çok güzeldi. Yarrağının
başına kadar annemin amından çekip, annemin poposuna bir şaplak
vurdu ve poposunu iki eliyle biraz yoğurdu. Sonra tekrar annemin belinden
tutup yarağını kökledi ve hızlı hızlı
sikmeye başladı. Annem inliyordu. Kadir abi tam
boşalacağı zaman sikini annemin amından çıkardı
ve duvara doğru dölünü boşalttı…

Ben birkez daha şoktaydım, çünkü ozamana kadar döl nedir bilmiyordum ve o fışkıran sıvıyı ilk kez görüyordum. Annem aceleyle külodunu yukarı çekip, üstünü başını
düzeltirken, ben hemen yukarı kaçtım. Bir iki dakika sonra annem yukarı geldi ve acele soyunma kabininden kendi elbiselerini giydi ve dükandan çıktık. Annemin yüzü kıpkırmızıydı ve hiç konuşmuyordu. Benim ise aklım halen o fışkıran dölde kalmıştı. Eve
varınca annem hemen duşa girdi.

Annemin bu son sikişmesi değildi, bunun gibi birkaç olayına daha şahit oldum. Galiba
annemin güzelliği başına bela!

KOCAMIN YEDİĞİ ALTINLARI SİKİŞEREK ÖDEDİM

Selam seks seven arkadaşlar. Buradaki Seks Hikayelerini okudukça kendimden geçiyorum ve sürekli amım ıslanıyor. Ben de bir hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Adım Eylül, 29 yaşında, orta boylu, balık etli, alımlı, erkekler tarafından beğenilen, çok seksi ve evli bir kadınım. Kocam kamu sektöründe çalışıyor. 7 yıldır evliyiz. Ben gözü yüksekte olmayan, var olanla sürekli yetinmesini bilen bir kadınım. Kocamı ve çocuklarımı çok seviyorum, asla gözüm dışarda olmaz. Ama kocam sürekli başka kadınlar peşinde koşan, aldığı maaşı karı kıza harcayan birisi. Sürekli borç içinde yaşar ve bunu da asla kendine sorun etmez. Evlendiğimiz günden beri bu böyle. Güya çok severek, daha doğrusu kocam bana deliler gibi aşık olarak evlendik. Seks konusunda sınırsız bir kadınım, seksi çok seviyorum, ama asla kocamı aldatmadım. Çünkü seksi kocamla yapmayı çok seviyorum. Kocam da benimle sikişmeye bayılır. Bazen bana, “Sen pørnø yıldızlarına beş çekersin!” der, ama karı kızdan da asla vazgeçmez.

Zaten bakkala çakkala yeterince borcumuz vardı, birde bunun üstüne, abimin bana emanet olarak bıraktığı 16 tane Cumhuriyet altını vardı, kocam bunları fark edince, ağzımdan girip burnumdan çıktı, “Kredi borcunu ödeyecem ve her ay bir tane Cumhuriyet altını yapacam!” dedi ve hepsini elimden aldı. Ama 2 yıl oldu, tek bir tane bile yapmadı. Abimle bir ara sohbet ederken, abim, “Ben bir işyeri açmayı düşünüyorum!” dediğinde, sanki ensemden kaynar sular döküldü. Abim işyeri açarsa, mutlaka emanet verdiği altınları isteyecekti…

Ne halt yiyecem şimdi diye kocamla konuştum, ama kocamın umurunda bile olmadı. Günlerce kara kara düşündüm, çare bulamadım. Bir gün nette bir sosyal paylaşım sitesinde, fabrikatör olduğunu söyleyen 36 yaşında bir beyle tanıştım. Benden E-Mail adresi istedi, “Webcamda görüşelim!” dedi. E-Mail adresimi verdim. Çünkü adamın çok zengin olduğunu öğrendiğim anda, kocamın yediği altınları tekrar nasıl yerine koyacağım sorununa kafamda bir çözüm bulmuştum. Eğer bu fikrim gerçekleşirse, hem zevk alacaktım, hem borçları ödeyecektim. Bu düşünceyle Webcamı açtım. Ve Webcamı açmamla birlikte adamın aklını da başından aldım :))

Tanıştık. Adamın adı Emir imiş, İzmir’e 55 km uzaklıkta ilçede oturuyormuş. Biraz Webcamda Chat yaptıktan sonra beni çok beğendiğini söyledi ve benden Telefon numaramı istedi. Tabi önce kendimi naza çektim, sonra Telefon numaramı verdim. Hemen aradı, konuştuk. Birkaç gün sürekli aradı ve konuştuk. En sonunda benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ben de, “Olurdum ama şu sıralar moralim çok bozuk!” dedim. “Neden bozuk söyle, derdin nedir? Bu dünyada halledilmeyecek birşey yok!” dedi. Ben de durumu açık açık söyledim. “Kafana taktığın şeye bak! Para hiç sorun değil, sana 16 değil 26 Cumhuriyet altını feda olsun, yeter ki benim ol!” dedi. “Tamam!” dedim, kabul ettim…

Kocam görevi nedeniyle 3 günde bir eve gelirdi. Emir’le akşam saat 21:00’de anlaştık, çocukları uyuttuktan sonra onu eve alacaktım. Bu arada, biri 7 yaşında ve diğeri 21 aylık, 2 oğlum var. Onları uyuttum. Emir dışarda iki dakikada bir arıyor, “Heyecandan ölmek üzereyim, çocuklar uyumadı mı?” diye soruyordu. Ne yalan söyleyim, benim de kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu, amımın suyu akmış külotumu ıslatmıştı. Ve nihayet beklenen an geldi, Emir elinde hediye paketiyle içeri girdi, içeri girmesiyle de hoyratça dudaklarıma yapışması bir oldu. İkimiz de ayakta kendimizi kaybettik, deliler gibi öpüşüyorduk. Ben dayanamadım elimi Emir’in sikine attım, pantolon üzerinden hem okşuyor, hemde deliler gibi öpüşüyorduk…

Emir de dayanamadı, direk üstümü, yani tişortümü çıkardı, sütyenimin kopçasını açıp, deliler gibi memelerimi emmeye başladı. Ben de kemerini çözüp pantolonunu dizine kadar indirdim. Siki baksırın içinde çadır kurmuş ve bir an önce çıkarılmayı bekliyordu. Hiç bekletmeden baksırını da çıkardım, önünde diz çöktüm ve deliler gibi yalamaya başladım. Taşaklarının tümünü ağzıma alıp hafif dişliyordum. Emir kendinden geçmiş bir şekilde, “Orospuuuu, tam bir fahişe gibi sevişiyorsun!” diyerek hırıltıyla ağzıma boşaldı. Yutabildiklerimi yuttum, geri kalanı çenemden, memelerimin ortasından, göbeğime kadar süzüldü. Emir hemen çekyatın üstüne yığıldı…

Benim amım vıcık vıcık olmuştu, amımın suyunu parmaklarımla alıp Emir’in inmiş sikine sürüp sıvazlıyordum. Çok geçmeden siki yine taş gibi oldu ve ben daha fazla dayanamayıp direk üstüne çıkıp, sikini amıma yerleştirdim ve deliler gibi zıplamaya başladım. Emir de kendinden geçmiş bir halde, “Oohhh orospum, horozun seni sikmeye, parçalamaya geldi!” diyerek alttan pompalıyordu. Sonra beni üstünden indirdi, yere uzandırıp misyoner pozisyonda bacaklarımı açıp, direk amıma soktu. Amım çok dardır, iki doğumumu da sezeryanla yaptım. Zaten çatı darlığı da olduğu için amım kız amı kadar dardır. Misyoner pozisyonda çok fazla git gel yapmadan Emir içimde patladı. Sikini çıkardığında kan olmuştu. Emir şok olmuştu. Peçeteyle silerken, “Evli olduğunu bilmesem, bakiresin derdim!” dedi.

Anlayacağınız Emir’in siki kocamınki kadar büyük olmamasına rağmen, neden bilmiyorum ama fena yırtmıştı beni. Ama ben zevkten kendimi kaybettiğim için hiç acı hissetmedim. Çırıl çıplak birbirimize sarılarak biraz uzandık. Ama emir zevkten ağzı kulaklarında, hayran hayran bana bakıyordu. Ben de elimi sikine attım, okşayıp tekrardan sertleştirmeye çalışıyordum. Çünkü daha beni domaltarak sikecekti. Telefonda söylemiştim, benim en çok sevdiğim, dizlerimin bağı çözülen tek pozisyon domaltılarak sikilmek diye.

Nihayet Emir’in siki tekrar taş gibi oldu. “Yat aşağı orospuuuu!” diyerek, beni yatırdığı gibi bacaklarımı ayırdı ve amıma yumuldu, yalamaya başladı. Amımın tümünü ağzına alıp, deliler gibi emiyordu ve beni delirtiyordu. O bana orospu dediği için, ben de, “Ohhh! Ne güzel yalıyor pezevengim!” diyor, hemde inliyordum. Emir, “Pezevengin şimdi yine amını yırtacak orospu, hemde domaltarak!” diyerek beni 4 ayak pozisyona getirdi. Sikini hiç ıslatmadan, zaten yalanmaktan ve suyumun akmasından amım vıcık vık olmuştu, direk taş gibi sertleşmiş sikini arkadan amıma geçirdiği gibi kökledi…

Ben uçmuştum artık, kendimi kaybetmiştim, “Sik beni orospu çocuğu, erkek gibi sik, piç kurusu, pezevenk seni!” diyerek onun beni dahada sert sikmesi için gaza getiriyordum. O da, “Sikiyorum işte orospu! Sen sikişe doymuyorsun, aslında sana 4-5 beş yarak aynı anda koyulması gerekiyor, ancak ozaman doyarsın, fahişeee!” diyerek, gittikçe dahada sert sikerek, beni deli ediyordu. Orgazm üstüne orgazm yaşadım, kaç defa boşaldım bilmiyorum. Sonunda Emir de daha fazla dayanamayıp içimde patladı…

O gece, Emir beni sabaha kadar defalarca sikti. Sabah çocuklar uyanmadan da gitti. O gittikten sonra ben duşumu aldım, biraz uyuyacaktım ki, aklıma bana getirdiği hediye paketi geldi. Hemen açtım baktım. Harbiden de, 16 değil, tam 26 tane Cumhuriyet altını vardı. Tabii hemen altınları sakladım, kocamın eline geçerse yine satıp yer diye. Emir’le halen ilişkimiz devam ediyor, kocamınsa hiçbir şeyden haberi yok. Emir bana söz verdi, “Parayı asla kafana takma, maddi olarak her türlü destekte bulunacağım sana!” dedi. Ve bu sözünü de tuttu, çocuklarım adına açtığı hesaba her ay yüklü bir miktar para yatırıyor. Kocamı çok seviyorum, ama kocam çok hovarda, asla benim ve çocuklarımın geleceğini düşünmez. Napayım, ben de böyle bir yol buldum. Üstelik Emir çok güzel beceriyor beni, hem de tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor, bana değer veriyor.

Emir’in bir fantazisi var, sürekli, “Seni o boynuzlu kocanın yanında sikmek için neler vermezdim!” deyip duruyor. Şu anda bilmiyorum ama, belki ilerleyen zamanlarda bu fantazisi gerçekleşir. Çünkü kocam da grup sekse biraz meyilli, birkeresinde benimle sevişirken, “Şimdi başka bir erkek daha olsa da, aynı anda seni becersek, ne güzel olurdu!” demiş ve inanılmaz bir biçimde boşalmıştı. Sonra da o konuyu birdaha açmamıştı. Bundan yola çıkarak, belki ilerleyen zamanlarda onu da aramıza alırız diye düşünüyorum.

TÜRBANLI YENGEM SİKİNCE OLDU KÖLEM

Selam millet, ben Veli, 31 yaşındayım. Sikişmeye çok düşkün biriyim,
değişik yaşlarda birçok karı kız siktim, ama çocukluk
hayalim bir yengem (amcamın hanımı) vardı ki, ona
hastaydım. Yengem 46 yaşında, türbanlı, cahil mi cahil, ama
bir okadar da muhteşem vücudu olan bir kadın. Yengemin albümünden
arakladığım bir Fotoğrafını devamlı
yanımda bulundurur, 31 çekerken hep o Fotoğrafına bakarak 31
çekerdim. Fazla hoşlanmadığım bir kadını sikerken
bile yengemi hayaller sikerdim. Yengemle aram çok iyi idi, devamlı da
görüşürdük. Üstelik amcam yengemi 5 yıl önce boşamış,
18’lik bir kızla evlenip, Gaziantepe çekip gitmişti. Yengeme bu 5
yıl içerisinde daha çok gidip gelmeye başlamıştım.
Hemen hemen hergün görüşürdük, ama birtürlü açılamadım. 20
yıldır sikmek istediğim çocukluk hayalim yengem 5 yıldır
dul idi ve ben ise onu sikemeden, Fotoğrafına bakarak 31 çekmeye devam ediyordum.

Yengem maddi sorunlar yüzünden
oğlunun yanına Mersin’e gitmişti ve bu bana dert oldu. Yengem
gideli 1 ay oldu olmadı, ben de yanına tatile gittim. Yengem beni
görünce okadar sevinmişti ki anlatamam. Amcam oğlu ve yengemle
sohbetimiz o kadar koyu idi ki, o gece geç saatlere kadar oturduk. Amcam
oğlunun da o gece nöbeti varmış, “Geleceğini bana haber
verseydin, işyerinden izin alırdım!” dediyse de, ben gerek
olmadığını söyledim ve ertesi günler için izin
almasına engel oldum. Amcam oğlu nöbete gidince, evde yengemle ben
tek kalmıştım. Yengem geldiğimden beri duşa girmemi,
yol yorgunu olduğumu söyleyip, “Burda insan günde 2 defa duşa
girmezse ölür!” deyip durdu. Benim de zaten duşa girip, yerinde duramayan
sikimi 31 çekip indirmem lazımdı. Girdim banyoya…

Önce yengemin
Fotoğrafına bakarak bir 31 çektim, sonra duşumu alıp
bornozla çıktım. Yengem ise mutfakta götü bana dönük vaziyette
birşeylerle uğraşıyordu. Odaya geçtim, ama az önce banyoda
31 çekmeme rağmen sikim halen bornozun altında sanki bayrak
direği gibi duruyordu. Yengem pat diye içeriye dalmasın mı,
“Elbiselerini şuraya koydum…” diye. Tabi bornozun altındaki
kalkık yarak yengemin dikkatinden kaçmadı, birkaç saniye mal mal
bakındı durdu, sonra hemen çıktı odadan. Ben üzerimi
giydim, yengem tekrar geldi, yüzü kıp kırmızı vaziyette,
bornozu aldı odadan çıktı. Bir süre sonra yengemin yanına
gittiğimde, yengemin konuşması değişmiş,
kekeliyordu sanki. Ne sorarsam kısa cevap verip geçiştiriyor,
kafasını sallıyordu. “Ne oldu yenge?” diye ısrar edince,
“Benim Fotoğrafım sende ne geziyor?” dedi. Öyle bir utandım ki,
yerin dibine girdim resmen. Yengemin Fotoğrafını bornozun
cebinde unutmuştum…

Tüm cesaretimi topladım ve
yengeme, 1 dakika susup beni dinlemesi için yemin ettirdim. Sonra benim
Mersin’e kendisi için geldiğimi ve kendisinin çocukluk hayalim
olduğunu, 20 yıla yakındır kendisini
arzuladığımı, ona kısaca aşık olduğumu
söyledim. Yengem şaşırmıştı tabi. Yengeme ne
düşündüğünü sorduğumda, mal mal bana bakıp duruyordu.
Kafasını öne eğdi ve “Duymamış olayım
bunları, ben senin yengenim! Yengene aşık olmak ne demek?
Arzulamak ne demek?” diye mırıldanıyordu. Yanına biraz
yaklaştığımda, kanepede geriye doğru götünü kaçırdı.
Yengemi kucakladım ve sarıldım. Tir tir titriyordu heycandan,
ama bana engel de olmamıştı. Yüzünü iki elimin arasına
alıp, göz göze bakıştık. Sonra dudağına
yumulduğumda yengem kendinden geçmişti. Uzun bir süre öpüştük,
sonra yengemi altıma aldım ve kocaman memelerini okşamaya
başladım. Eteğin altına elimi soktuğumda, yengemin
amının suyu bacaklarına kadar inmişti. Elimi sonra
külotunun içine soktum. Yengemin amı vıcık vıcık olmuştu.

Ayağa kalktım ve
yengemi de kaldırım, ufak ufak soymaya başladım. Yengem
bana bakmıyor, utancından ölüyor adeta. Penyesini ve sütyenini
çıkarınca, yengem elleriyle memelerini örtüyor, o kocaman
güzelliği benden saklıyordu. Yere çöküp eteğini ve külodunu
beraberce çıkarıp, yengem ayaktayken amına yumuldum ve yalamaya
başladım. Yengeme bacağının birini
kaldırmasını söyledim. Ne diyorsam yapıyordu artık. O
pembe amcık dudaklarını aralayıp dilimi amının
içine sokup yalıyor, klitorisini emiyordum. Yengem artık zevkten
nefes bile alırken zorlanıyordu. Ayağa kalktım ve ben de
soyundum. Sonra yengemi önüme çöktürüp, sikimi eline verdim,
yalamasını söyledim. Acemice yalıyor, sikimi dişliyor
acıtıyordu. Hiç yarrak yalamamıştı bes belli…

Sikimi çıkardım
ağzından ve yengemi yatırdım, o kocaman memelerin
arasına sikimi yerleştirdim. Memelerinin arasında git gel
yaptıkça, sikimin kafası yengemin ağzına girip
çıkıyordu. Benim yarrak kendinden geçti, oldu bir balyoz. Yeni 31
çektiğimden, boşalmadan en az 45 dakika sikiş sürem vardı.
Amını birdefa daha yalamaya başladım. Amı yine su
içinde kaldı. Penyesini aldım ve yengemin amını sildim ve
bacak arasında yerimi aldım. Yengeme sikimi tutmasını ve
fırça gibi amına sürtmesini istedim. Ne diyorsam yapıyordu.
Sonra sikimi amına yerleştirmesini istedim, onu da yaptı. Ama
amı yine vıcık vıcık olmuştu, yine penyeyle
amını bir güzel sildim kuruladım. Sikimi amına yaslayıp
sokmaya başladım. Amını okadar kurulamışım
ki, sanki kızlık zarını delermişcesine sikim
zorlanıyor, bastırdıkça sikimin kafası zoraki içine
giriyordu. Birden kökleyince, “Hepsini sokma!” diyerek yengemin gözleri büyüdü,
nefesini tuttu bir süre. Ama sikim köküne kadar yerleşmişti…

Git gel yaptıkça, amı
sikime alıştı ve yengem altımda inlemeye, beni belimden
asılarak kendine doğru çekmeye başladı. Sanki
taşaklarımı da sokmak istiyordu amına. 4-5 dakika
amına bu şekilde pompaladıktan sonra, yengem altımda
yılan gibi kıvrılmaya, gözleri kaymaya başladı. Belli
ki yengem Orgazm oluyordu. Ama ben hızımı kesmedim, delicesine
sikimi saplıyordum, yengemin amını parçalarcasına
sikiyordum. Yengemin inlemeleri taşaklarımın
şapırtısına karışmıştı. Yengemin,
“Yeterrr, ben bittim! Öldüm!” diye yalvarmasına aldırış
etmeden, yengemi yarım saate yakın değişik pozisyonlara
sokarak siktim. Sonunda ben de boşalacaktım, “İçine
boşalayım mı?” diye sorduğumda, “Hayır yapma!” diye
kafasını salladı. Amına bir pompa gibi hava basarcasına
birkaç kez daha pomplaladıktan sonra sikimi amından
çıkarıp, göbeğine ve memelerine doğru
fışkırarak boşaldım…

Sikimden akan son damlaları
da penyesine sildikten sonra banyoya gittim, sikimi yıkadım.
Tekrar yengemin yanına geldiğimde, yengem yüzüstü dönmüş
yatıyordu. Yengemin götü muhteşem bir tablo gibi duruyordu. Bu götü
mutlaka sikmeliydim. Sikimi elimle ovalayıp sertleştirdim ve yengemi
o pozisyonda domalttım. Yengemin hiç sesi çıkmıyordu, taki sikimi
götüne yerleştirip zorlayana kadar. “Ne olursun ordan yapma!” diyordu. Ama
ben vazgeçmeyecektim. Biraz daha uğraştım, fakat sikimin
başını bile sokamadım yengemin götüne. Tekrar banyoya
gittim, sikimi güzelce sabunladım geldim. Yengem yine yüzüstü yatmıştı.
Domalmasını söyledim, gönülsüzce domaldı. Sabunlu sikimi, o
iğne deliği kadar küçük göt deliğne yerleştirip, yılan
gibi içine kayınca, o sessiz yengem bir bağırdı ki, valla
korktum apartmanı başımıza toplayacak diye. Önümden kaçmaya
çalıştıysa da nafile, kaçamadı, belinden sıkıca
tutmuştum. Fazla canını yakmak istemedim, götüne 1-2 git gelden
sonra sikimi çıkardım ve amına sokup, yarım saat
amını siktim. Artık benim de halim de kalmamıştı.
Ama sabaha kadar sikecektim yengemi, 20 yıllık özlemdi bu. Yengemi o
gece 4. kez siktikten sonra uyuya kalmışım.

Yengem sabah erken kalkmış kahvaltı falan hazırlamış. Amcamın oğlu da gelmişti. Yengem yüzünde gülümsemeyle beni uyandırıp kahvaltıya çağırdı. Elimi yüzümü yıkamaya banyoya gittiğimde, banyonun kapısına geldi ve “Eşşek sikli, öldürdün beni, hayvan! diye fısıldayarak gülümsedi.

Yengem ogünden sonra artık adeta kölem olmuştu, ne desem ikiletmeden yerine getiriyordu. Hatta ben daha söylemeden, kendiliğinden sikimi ağzına alıyor, amını siktikten sonra götünü de sikmem için kendiliğinden domalıyordu. Tatilim bitip ben memlekete döndükten 10 gün sonra da yengem oğluyla tartışıp, o da memlekete sikicisinin yanına döndü, yani benim yanıma. Artık hergece yengemi amdan götten sikip pestilini çıkarıyorum. Canım yengem benim!

KOCAM BOYNUZLANMAYI HAK ETTİ

Merhaba arkadaşlar, 31Seks Hikayeleri sitesini uzun zamandır beğenerek okuyorum. Adım Nurhayat, 38 yaşındayım. Düsseldorf’ta yaşıyorum. Görücü usulü evlendim. Ben Karadeniz bölgesinde yaşayan, fakir bir ailenin en küçük kızı idim. Hali vakti yerinde diye beni şuanki kocama verdiler. Kocam kısa boylu, göbekli, saçı baya dökülmüş biri. Ben ise nerdeyse ondan uzun boylu, güzel bir vücut sahibi bir bayanım. Evlenene kadar hiç kimse ile ilişkiye girmedim. Uzaktan beğendiğim erkekler olmuştur ama, öyle konuşmadan fazla hiç asla ileri gitmedi. Elimden bile tutturmadım. Sex konusunda hiç tecrübem yoktu yani.

Almanya’da düğün yaptık ve gerdek gecesi kocamla ilk yatmamız çok kötü geçti. Kocam, şimdi anladım ki, hem Penisi küçük, hem de kadının zevkini hiç düşünmez bir insanmış. Doğru dürüst sarılıp öpmeden direk içime girdi ve kızlığımı bozup, 3 dakika sürmeden içime boşaldı. İnanın ne olduğunu bittiğini anlamadım bile. Sadece kendi kendime, (Hepsi bu mu? Yani kız arkadaşlarımın ballandıra ballandıra anlattıkları bu mu?) diye düşündüm. Günlerim ve gecelerim iyice ızdırap olmuştu. Sonra ilk çocuğumu dünyaya getirdim ve aradan pek fazla geçmeden ikinci çocuğumu. Çocuklar büyüdü, ama ben halen ne kocamdan nede hayatımdan hiç zevk almadım.

Kocamın kendine ait işyeri açması onu çok değiştirdi. Bencilliği yetmezmiş gibi, birde kendini çok yükseklerde görmeye başladı ve bu hali dahada çekilmez etti onu. Sex hayatımız 2 haftada nerdeyse 1′ e düştü. Kocamın dışarılara gittiğini biliyordum, ama inanın tek benden uzak dursun da, ne yaparsa yapsın diyordum.

Bir ara kadın arkadaşlarla gün yapmaya başladık. Benim için bir değişiklik oluyordu. Kadınlar bana hep imrenirdi. Arabam vardı, param vardı, ama mutlu olmadığımı kimse bilmiyordu. Konu bazen Sex’ten açılınca, kadınlar öyle şeyler anlatırdı ki, inanın tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakardım. Günlerimizi, gece Türk restoranlarında yaptığımızdan arabayla gidiyordum. Bir gün gece eve dönerken arabamın tekeri patladı. Kocamı aradım, ama maalesef telefonu kapalıydı. Şaştım kaldım. Gece yarısı yol ortasında kaldım. Derken yanıma bir araba durdu. İçerisindeki adama bakınca öyle sevindim ki anlatamam. Kocamın arkadaşı, Hakan.

“Hayırdır yenge hanım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Tekerim patladı, kocama ulaşamıyorum, şaşırdım kaldım!” dedim. Hakan kahkaha atarak güldü, “İlahi yenge, bu mu sorunun?” dedi. Hemen indi arabadan, bagajdan yedek tekeri çıkardı ve 10 dakika sürmeden tekeri değiştirdi. Ona, “Hakan bey çok zahmet oldu, eliniz çok kirlendi, ilerde bir Cafe var, orada elinizi yıkayın, bir de soğuk bir şey ısmarlayım!” dedim, ama zor kabul ettirdim. O önden, ben arkadan Cafeye vardık. Elini yıkadı, masaya geldi. Soğuk birşeyler sipariş verdik. Öyle karizmatik, öyle yakışıklı bir insandı ki, bir de Türk erkeklerinde, kusura bakmayın ama pek bulunmayan efendi ve naziklik vardı ki, resmen mest olmuştum. Cafede çalışan garson kız bile resmen yanımda Hakana asıldı. 10-15 dakika oturup sohbet ettikten sonra müsade istedi ve kalktık. Giderken bana kartını bıraktı, “Olur da kocana ulaşamaz, bir derdin olursa ara, elimden geldiği kadar yardım ederim!” dedi. O gece elimde olmadan onu hayal ederek uyudum. Kocam denen insan müsvettesi ise sabah sormadı bile, gece neden aradın diye.

Aradan iki gün geçmeden, kocam bir gece beni aradı ve “Ben şu an Türkiye’deyim, haberin olsun! dedi. Son zamanlarda sürekli birşeyler bahane eder ve Türkiye’ye uçardı. Çocuklarım da 3 günlüğüne gitmişlerdi. Kaldım yine yalnız. Çantamı karıştırırken Hakanın kartı elime geçti. Çok düşündüm ve en sonunda, “Selam!” diye mesaj attım. 5 Dakika sonra, Hakan da, “İyi akşamlar, kimsiniz?” diye cevap yazdı. “Nurhayat ben, umarım rahatsız etmedim?” dedim. İnanın heycandan tir tir titriyordum. Ne yaptığımın bile farkında değildim. “Hayırdır, yolda mı kaldınız yine?” diye geri yazdı ve arkasından beni aradı. Laf lafıı açtı, nerdeyse 1 saat sohbet ettik telefonda. Kendimi çok kötü ve yalnız hissettiğimi söyleyince, “İsterseniz birazdan uğrayayım size?” dedi. Ben de biraz çekinmeme rağmen kabul ettim.

Aradan 20 dakika geçmedi, kapımın zili çaldı. Hakan gelmişti. Kapıyı açtığımda ayaklarım titredi. İçeri buyur edip, çay demledim. Oturduk sohbet etmeye başladık. Nerdeyse tüm hayat hikayemi anlattım. Hakan 1.80 boyunda, çok sportif bir vücuda sahip ve mükemmel konuşmasını bilen bir insan. O konuştukça ben kendimden geçiyordum. Bir ara Lavobaya kalktı ve dönünce direkt yanıma oturdu. Sohbete devam ederken, bir ara elini dizime dokundurdu. Ben tepki vermeyince saçlarımı okşamaya başladı. Ben genç kız gibi utanıp kızarırken, Hakan beni kendisine çekip, önce yanaklarımdan, sonra boynumdan öperken, ürkek kedi gibi titremeye başladım. Vücudum resmen yanıyordu. Hakan sağ eli ile eteğimin altına girdi ve bacak aramı okşamaya başladı. Sonra birden dudaklarımı öpmeye başladı. Ne yapacağımı bilmiyordum, dilini ağzımın içine sokup öpüyordu beni. Alt dudağımı emip, elini külotumun içine sokunca, titreyerek amımdan sular aktı. Utancımdan yerin dibine geçecektim, ama Hakan normalmiş gibi devam etti amımı ellemeye.

15-20 dakikaya yakın öpüştükten sonra beni kucaklayıp bir kat yukarı, yatak odama götürdü. Beni biryandan öperek, bir yandan da çırılçıplak soydu. Göğüslerimin arasına kafasını sokup, göğüslerimi ve uçlarını öyle ustaca öpüp emiyordu ki, bir kez daha titreyerek amımdan sular aktı. Bu yaşımda ilk bu gece ve şu an ikinci kez boşalmış ve Orgazm dedikleri şeyi tatmıştım. Göğsümden yalayarak göbeğime, ordan da bacak arama indi. Aman Tanrım, ne yapıyor bu demeye kalmadan, kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya başladı. Amımın ıslak olması umrunda değildi. Öyle yalıyordu ki, resmen uçuyorum sandım. Bir yandan yalıyor, bir yandan da parmaklarını amıma öyle ustaca sokup çıkarıyordu ki, inanın hatırlamıyorum kaç kez boşaldım.

Bir saat am yalanır m? İnanın yaladı! Perişan oldum iyice. Sonra birden sırtüstü yattı, geriye doğru çekilip sırtını karyolanın baş kısmına yaslayıp, “Sıra sende birtanem!” dedi. Gözüne aval aval bakakaldım. Gülmeye başladı, “Ne o? Hiç yalamadın mı sen?” diye sordu. Kafamı yere eğip, “Hayır, ne yaladım, ne de bu yaşıma kadar amım yalandı!” dedim. Hakan birden, “O kocayın aklını sikeyim, seni hiç sikmemiş desene!” diye argo konuşunca, daha da bir etkilendim. Bu sefer ben onu soymaya başladım. Pantolon, gömlek, atlet derken külotunu bir indirdim… Öyle bir kocaman yarağı vardı ki, kocamınkinin en az 2, bilemediniz 3 katı uzun ve bileğim kadar kalın! Gözüm fal taşı gibi açıldı. Sikinin başını öpüp kenarlarını yalamaya başladım. Öyle tatlı bir tadı ve öyle temiz bir siki vardı ki, bir tane kıl yoktu. “Bebeğim başını ağzına al, dondurma yalarmış gibi!” dese de, başı ağzıma zor giriyordu.

10 dakika kadar yaladım ve beni yukarı çekti, “Gel sana ata binmeyi öğreteyim!” diye gülerek üzerine aldı ve, “Aşkım ağzına almada zorlandığına göre, amına da zorlanırsın. Sana bırakıyorum, alışa alışa al!” dedi. Amım zaten seller sular gibi akmış, yarağını amıma denkleyip üzerine oturayım dedim, ama nerde. Başı bile girmiyor. Ama Hakan öyle sabırlı, öyle tatlıydı ki, mecburdum onu almaya. Kendimi rahat bırakıp sürekli denedim. En sonunda kafası biraz girdi, ama gözümden de yaş aktı. Ben zorlayıp almaya uğraşırken, Hakan, “Aşkım zorla deneme, bırak o kendiliğinden girer!” dedi ve beni öpmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi ve dudaklarımı öpüyordu. Yarağının kafasına resmen akıyordum. Dediği gibi, kendiliğinden yavaş yavaş girmeye başladı. Sanki kızlığımı bozuyordu, resmen içim yırtılıyor sandım. İnanın, baya sürdü, ama en sonunda içime alınca, kocaman bir ‘Ohhh!’ çekip boynuna sarıldım. Hakan ise, “Bak aşkım, aldın sonunda! Şimdi işi akışına bırak, kendin in kalk!” dedi. O koca yarak içimi doldurmuş, ben ardı ardına Orgazm olurken, dayanamadım başladım inip kalkmaya…

Ya bir erkek bu kadar kendine sahip olabilir mi? Kocam 3 dakikada biterdi. Hakan beni 1 saate yakın, her pozisyonda, kanırta kanırta sikti, perişan etti. Son sözü, “Korunuyor musun aşkım?” idi. Ben de, “Korunuyorum canım, korunmasam bile doldur içimi döllerinle, kurban olsun Nurhayat bu yarağa!” dememle, sanki hortumdan su akar gibi içime sıcak sıcak döllerini fışkırttı. O boşalırken, ben de son kez gelip dudaklarına yapıştım. Sonra o koca yarağından inip göğsüne yattım. Dünyalar benim olmuştu. “Hakan, yalvarırım, beni kötü bir kadın sanma, kocamdan sonra ilk defa seninle böyle birşey yaşadım, ama inan ki pişman da değilim!” dedim ve sikini bir daha ağzıma alıp, o kol gibi yarağın içinde bir damla döl bırakmadım…

Sonra beraber kalkıp duşa girdik. Ama inanın yürüyüşüm değişmiş, bacaklarım birbirinden ayrık yürüyordum. Hakan ise gülerek, “Merak etme aşkım, sabaha bir şeyin kalmaz!” dedi ve götümü okşayarak, “Sen daha benim bu yarağı arkana bile alacaksın zamanı gelince!” diyerek gülüyordu. Sabaha kadar Hakan amımı 2 kez daha o koca yarağına doyurdu. Sabah beraber kahvaltı yaptık ve Hakan da evine döndü. O da evli ve çok şanslı bir karısı var. Ben onun evliliğine göz dikmiş bir bayan değilim. Tanrı yuvasını bozmasın, ama beni de yaraksız bırakmasın. O günden beri Hakan’la sürekli buluşup sevişiyor ve sikişiyoruz, ilerde onun o koca yarağını arkamdan da alacağım. Bu yaptığımdan pişman değilim, kocam bunu hak etti…

Kendinize iyi bakın! (Beyler hanımlarınızı ihmal etmeyin!)

GÖTTEN VERDİM BÜZÜĞÜMÜ KAPATAMIYORUM

Lisede okurken, kankam Meral ile çıkmasına rağmen, Emre benim hoşuma çok giden birisiydi. Meral kısa boyluydu, Emre ise çok uzundu, yakışmıyorlar diye düşünüyordum ve bu beni çok mutlu ediyordu. Meral Emre’yle çıkmaya başladıktan sonra, bana çok gıcık verici davranıyordu, onların ayrılması için dua eder olmuştum. Bunu neden istediğimi bilmiyordum, Emre’de bir çekicilik vardı. Ve çıkmaları pek uzun sürmedi, ayrıldılar. Tabi ayrıldıklarına en çok ben sevinmiştim…

🙂
🙂

Okuldan arkadaşlarla bir gün dışarda akşam yemeği düzenledik. Emre yanıma oturmuştu, bana samimi davranıyordu. Tabiki ben de onu kendime bağlamak için elimden gelen herşeyi yapıyordum, elini masa altından tutup, kimseyle ilgilenmemesini, sadece bana bakmasını sağlıyordum. Çünkü tam karşımda, Canan isminde başka bir kankam vardı ve o da Emre’ye felaket tutulmuştu (Bunu bana Canan kendisi itiraf etti.) Ne yapsam bilmiyordum, Emre’yi bir şekilde kendime bağlamalıydım. Yemekler yendi, çaylar kahveler içildi, hesaplar ödendi, evlere doğru yola koyulduk. Emre yanıma geldi ve belime sarıldı, “Boyun da iyi uzunmuş!” dedi. Ben de, “Gerçekten iyi mi?” deyip trip yapmak istedim ve yanından uzaklaştım  O da bir centilmen erkek gibi yanıma geldi ve yanağımdan öptü. İşte aşk ateşim ona karşı burda başladı. Sanki 40 yıllık erkeğimmiş gibi beline sarıldım, o da boynuma sarıldı. Usulca ona fısıldayarak, “Sen çok tatlısın!” dedim ve bu bizim aşk ve sex maratonumuzun başlamasına sebep oldu  Aradan aylar geçti ve Emre’yle ilk öpüşmelerimizi yaşadık. Bu arada Emre 1.94 boyunda, 80 kilo civarında, iri yapılı, normal derecede kaslı birisiydi. Ben ise 1.80 boyunda, 58 kiloda, ince sayılabilecek bir bayanım. Kalçam biraz çıkık ve göğüslerim 85 B ölçülerinde.

Lise bitti, benim kazandığım üniversite Emre’ninkinden başka şehirde olduğu için, gizli saklı oraya benimle beraber gelmek zorunda kaldı. Üniversiteden kızlarla ev tutmuştuk. Bir seferinde Emre yine benim yanıma geldiğinde, o gece evde diğer kız arkadaşlarım olmadığı için çok mutluydum. Emreyle birşeyler yaşayabileceğimi düşündüm. Ona çok güveniyordum, çok efendi, çok düzgün bir insandı çünkü. Ona arkadaşımın yatağını verdim. Yataklar karşılıklıydı. Emre uyumuyordu, sigara içiyordu. “Aşkım uyumuyor musun daha?” dedim. “Yolculuk fazla yordu, 1 sigara daha içip yatacağım!” dedi. “Aşkım lütfen uyu artık!” dedim ve arkamı döndüm. Sigarası bitince kalkıp yanıma geldi, “Kızdın mı?” dedi. “Hayır.” dedim. “Ben de gelip yanına yatmayı düşünüyordum!” dedi. İlk defa bir erkeği yatağıma alacaktım. Tamam, sevgilimdi, beni ilk öpen de oydu (Bilmem inanırmısınız, ama ondan önce hiç öpüşmedim, ilk onunla öpüştüm!). Almalımıydım yatağıma diye çok düşündüm ve sonunda, “Gel hadi!” dedim…

Girdi yanıma ve bana sıkıca sarıldı, öpmeye başladı. Ben de onu öpüyordum. Tanrım bu nasıl bir duyguydu, resmen ıslanmaya başladım. İşin daha ileriye gitmesini engellemek için, nazlanarak, “Yeter bu kadar! Uyu hadi!” deyip arkamı döndüm. Bu sefer arkamdan sarıldı. Siki kalkmıştı, kalçamda hissettim, resmen zorluyordu. Heycandan nefes alışverişim değişti ve kendimden geçtim. Ben de kendimi ona doğru iyice bastırıp uyumaya karar verdim. Ve öyle de oldu, sarılıp uyumuşuz. Sabah uyandığımda Emre arkası dönük yatıyordu. Uykusunun çok derin olduğunu biliyordum, çünkü ne zaman sabahları telefonla arasam asla uyanmazdı. Şeytan dürttü sikine bakmak aklıma geldi. Elimi pijamasından içeriye doğru yavaşça soktum. Sikini avucumun içinde hissetmek güzeldi. Emre’nin birden kımıldamasıyla hemen elimi çektim. Emre uyanır gibi oldu ve “Aşkım noldu?” dedi. “Birşey yok aşkım, sadece sarılıyordum!” dedim. “Hıı, tamam…” dedi ve tekrar uykuya daldı. Doğrusu çok korkmuştum acaba farketti mi diye…

1 saat kadar sonra kahvaltıyı hazırlayıp onu kaldırdım ve beraber mutfağa geçtik. Kahvaltımızı yaparken, kafamda hep (Gece acaba neden ileri gitmedi?) sorusu vardı. Ona beni çekici bulup bulmadığını sordum. O da, “Aşkım benim için çok çekicisin, ama ben sen istemediğin müddetçe sana birşey yapmayı düşünemem. Yani bunu ne manada sordun bilmiyorum, ama ben seks delisi bir insan değilim, yalnızca zamanını beklerim, bazı şeylerin iki tarafın isteği ile olması önemli…” dedi. Bu benim için yeterli bir cevap olmuştu.

Kahvaltıdan sonra ikili koltuğa uzandı, ayaklar dışarda. Ben de çapraz girdim koltukla arasına, TV izledik. Sevişme sahnesi bol dizilerden izliyorduk. Etkilendim ve onu öpmek istedim. Keşke istemeseydim, olan oldu ve uyuyan Emre’yi uyandırdım sanırım. Sevişirken göğüslerimi ilk kez elledi ve çok etkilendim. Sonra elini aşağılara götürdü. Ben bunun olmasını istemiyordum, çünkü daha bakireydim. Elini amıma götürdü ve külodumun üstünden ellemeye başladı. Zevkten başım dönüyor, kendime hakim olamıyordum. O amımla oynadıkça, içim alev alev yanıyordu. Sonra elini külodumun çine soktu ve biranda çıkarttı, “Bu ne lan?” diye pedimi almış, bana gösterdi. Elinden pedi aldım hemen kültablasına attım. Çok utanmıştım, ama Emre gülüyordu. Çok şakacı ve haylaz bir karakteri vardı. Ona sarıldım, “Aşkım ne olur gülme!” dedim. Bana, ilk kez denk geldiğini söyledi. Şüphelendim, acaba başka kadınlarla da yattı mı diye.

O gün dışarı çıktık, akşam yemeğini dışarda yedik, gece geç saatlere kadar gezdik dolaştık ve eve geldik. Saat gece yarısını biraz geçmişti, uyumak istediğini ve salondaki yatağa yatmak istediğini belirtti. Oysa ben bu gece de benim yanımda yatar düşüncesine girmiştim. Ama bozuntuya vermedim, “Tamam!” dedim. İçerden 2 yastık ve büyük bir battaniye getirdim. Elimde 2 yastık görünce, “Aşkım sen de mi yatacaksın?” dedi. “Evet aşkım!” dedim ve ışığı söndürüp yanına yattım. Uzun uzun öpüşüp sevişmeye başladık. Yarım saat sonra battaniyenin altında ikimiz de çırılçıplak olmuştuk ve artık sikine dokunma fırsatım kolaylaşmıştı, aldım elime, dokundum. Elledikçe elimde büyüyen bu şey bana okadar büyük gelmeye başladı ki anlatamam! Sikine dokunmamdan çok zevk alıyor olmalıydı ki, bana:

– Aşkım biraz oyna, yukarı aşağı yap!

– Aşkım yaparım da, çok büyüdü bu!

– Korkmana gerek yok, sana zarar vermem!

– Bundan eminim de, kaç cm bu? (Lisede kızlar anlatırdı, işte 15-17 cm büyük sayılır diye.)

– 19 cm! dediğinde çekinmiştim.

…….

– Ne oldu? Sustun?

– Şaşırdım, ilk kez elliyorum da!

– Neden kaç cm diye sordun ki?

– Amaan aşkım, Lise muhabbetleri işte, bilmiyor musun?

– Hımm… dedi sinsice.

Acaba beni yanlış mı algıladı diye düşündüm. Neyse, ben sikiyle biraz daha oynadım. Sonra bana, “Üstüne çıkabilirmiyim?” dedi. İzin verdim, bacak arama girdi ve “Sikimin sadece başını amının ağzına koyacam, korkma tamam mı?” dedi. “Tamam!” dedim ve o iri şeyin başını amıma yasladı. Birden kendimi geri çektim, sokmasından korkmuştum. “Sakin ol aşkım, sokmayacağım!” dedi. Sikinin başıyla amımın dudakları arasında yukarı aşağı oynuyordu. Sonra sikinin başını amımın deliğine biraz soktu ve “Tamamdır, daha fazla sokmayacağım!” dedi ve üstüme yatıp öpüşüp sevişti benimle. Daha fazla sokmadığı için çok mutlu olmuştum, ne diyeceğimi şaşırdım, ama çok zevk alıyordum…

Sonrasında bana, “Aşkım canım çok istedi, kendini hazır hissedersen yapabiliriz!” dedi. “Biraz acele ediyorsun!” dedim. “Hayır, arkadan da olur…” dedi. Lisede birkaç kız arkadaşım arkadan yaptıklarını ve canlarının çok yandığını söylemişlerdi. Ama ozaman Liseydi, ben şimdi Üniversitedeyim ve beni ilk öpen, beni kendine bu denli aşık eden bu adama nasıl arkadan vermeyeyim diye düşünüyordum. “Tamam yap! Ama acımaz dimi?” dedim. “Merak etme!” dedi ve yataktan kalkıp çantasını aldı, içinden prezervatif çıkarttı. Bilmezmiş gibi, “O ne aşkım?” dedim. “Aşkım temizlik ve korunmak herzaman için önemlidir!” dedi. “Hımm…” dedim. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum ve merakla olacakları bekliyordum. “Vazelinin var mı?” dedi. “Var!” dedim, odadan gidip aldım geldim. Bu arada evin içinde çıplak dolaşma keyfi bambaşkaymış :))

Vazelini verdim, beni yüzüstü yatırdı ve götüme sürmeye başladı. Değişik bir duyguydu. Parmağını büzüğümden içeri sokmaya çalışıyordu. Ben de biraz sıktım sanırım. “Sıkma kendini!” dedi ve saldım. Parmağı girmişti. Parmağı girdiyse, siki de girer diye düşündüm. Az sonra 2 parmağını soktuğunu söyledi, sonra da 3 parmağını. İlk başta götümün parmaklanması biraz tuhaf geldi, fakat sonradan zevk almaya başladım. Üstelik hiç acı duymadım. Çok profesyonel olmalıydı. Mutlaka benden önce başkalarını da sikmişti. Dayanamadım sordum:

– Aşkım daha önce başkalarını da yaptın mı?

– Evet aşkım yaptım!

– Onları da mı arkadan yaptın?

– Hayır!

– Peki beni neden beni arkadan yapıyorsun?

– Sen bakiresin de ondan!

– Aşkım yetmez mi bu akşamlık?

– Aşkım yapmadım ki daha!

– Arkam zonklamaya başladı aşkım!

– Merak etme birazdan geçer!

Işığı yakmamı istedi. Ben ışığı yakınca işte o bilek gibi sikini nihayet görebilme şansım oldu. Karanlıkta ve battaniyenin altında elimdeyken boyutunu farkedememiştim, ama şuan çok korkmaya başladım. Tedirgin bir şekilde yanına geldim. Çıkarttı prezervatifi bana verdi ve takmamı söyledi. “Nasıl takacağımı bilmiyorum!” dedim. Bana takma şeklini gösterdi. Ucunu sıktım ve aşağı doğru zorla sürükledim. Siki çok ihtişamlı görünüyordu. Prezervatifi taktıktan sonra ağzıma almamı istedi. Dilimi değdirdim, muz tadı vardı, şaşırdım, “Aşkım muz kokuyor bu, tadı da muz gibi!” dedim. “Sen yala, bak çok hoşuna gidecek!” dedi. Yaladım. Gerçekten muz yalar gibi oluyordu :))

Az sonra, “Tamam yeter bu kadar!” dedi ve beni yüzükoyun yatırdı yine ve canımın yanacağını söyledi ve kendimi sıkmamam için de defalarca tembihledi ve ikna etti. Çünkü canımın yanmasından çok korkuyordum. Sikinin başını götümün ağzına yasladığında çok korkmaya başladım ve bir ara bunu yapmamam gerektiğini düşünmeye başladım, çünkü o koca şey nasıl girecek diye hesaplıyordum. Ama ona güvenim de sonsuzdu. Götüme biraz zorladıktan sonra sikini amıma bastırdı, biraz amımın ağzında oynattıktan sonra tekrar götüme bastırdı. Göt deliğim ile amımın deliği arasında gitgel yapıyordu. Ben amıma girmez herhalde diye düşünüyordum, fakat her seferinde biraz biraz sokuyordu ve ben bunu hissediyordum. “Aşkım amıma sokma!” dedim. “Sokmuyorum aşkım, sularını alıyorum, kaysın diye!” dedi. Bunu tecrübesiz olduğum için anlamamıştım, ama ilerleyen dönemlerde anlayacaktım…

“Artık vakti geldi sanırım!” diye mırıldandı ve sikinin başını götüme iyice bastırdı. Canım çok yanmaya başlamıştı, resmen o koca kafalı şeyi zorlayarak götüme sokmaya sığdırmaya çalısıyordu. “Aşkım yavaşşşş!” dedim. “Sakin ol! Sıkma kendini!” dedi ve itekledi ve girdiğinde, “Oohhh!” dedi. Bitti sanıp ben de bir oh çektim. Kımıldamadan durdu ve “Aşkım tamam bak bu kadardı!” dedi. Ben de bütün sıkıntı bu muydu diye düşündüm. Fakat sonra bir anda sertçe yüklendi ve daha da girmeye başladı. Santim santim ilerliyordu. Sanki bağırsaklarımı yarıyordu o koca şey. O an zevkle karışık hissettiğim o acıyı tarif edemem (Yaşayanlar bilir, iri bir aletin götü parçalamasını!). “Aşkım yeter, sokma daha fazla!” dedim ve kafamı öevirip arkaya baktım, fakat daha neredeyse yarısı duruyordu. Ağlamaya başladım, belki acır da yapmaz diye. O ise, “Aşkım dur, az kaldı!” dedi ve çıkarttı, tekrardan yüklendi…

Canım çok yanıyordu, çığlık atmaya başladım acıdan. “Tamam bu kadardı, sonuna kadar girdi!” dedi. Resmen midemde hissediyordum sikinin nabız gibi atışlarını. Ensemi, boynumu ve omuzbaşlarımı öpmeye başladı. Acım yavaşça geçmeye başlamıştı. “Aşkım senin göt te çok darmış ama haa!” dedi sinsice gülerek. Bu hoşuma gitmişti. Sonra birden çekti tamamen çıkarttı sikini. Resmen hava girdi götümden içeriye. Ben daha kendime gelemeden tekrar kökledi. Nasıl bağırdım ama, yastığı sıkmaya başladım. O ise hızlı hızlı sokup çıkartıyordu. Birkaç dakika çok canım yandı, ama sonrasında inanın aldığım zevk bambaşkaydı. O iri şey nasıl da rahatça kayıyordu götüme ve beni uçuruyordu…

Yaklaşık 20-25 dakika boyunca amımı okşayarak sikti götümü ve ben o sırada 2 sefer şiddetlice boşaldım. Sonunda o da gelmek üzereydi, “Aşkım ağzına mı boşalayım, yoksa içine mi?” dedi. Ağzıma almak istemediğim için, “İçime boşal!” dedim. O da, “Geliyorum!” dedi ve kökleyip sarıldı bana. Prezertaviften de olsa, içimde sıcacık birşeyler hissettim. Boşaldıktan sonra içimde öyle kalması beni resmen çok mutlu etmişti. Az sonra tam çıkartmaya kalktığında, “Aşkım çıkartma, içimde kalsın!” dedim. O da, “Olmaz aşkım, prezervatif çıkar, döller dışarı akar!” dedi ve sikini çıkarttı götümden. Döndüm baktım, prezervatif kan içindeydi. Elimi götüme attım, resmen çay bardağının ağzı gibi açılmıştı ve büzüğüm kapanmıyordu. “Aşkım ne yaptın böyle yaa?” diye ağlamaya başladım. O da, “Aşkım normal!” dedi. “Böyle mi kalacak bu?” dedim. “Hayır, kapanır!” dedi. “Kanıyor!” dedim. “Normaldir, birşey olmaz, alışır!” dedi ve mutfaktan bir bardak su getirdi, içip sakinleşmem için. Sonra banyoya gitti…

Geldiğinde temizlenmişti. Prezervatifin dışını yıkamış, ağzını da bağlamış, “Hiç sperm gördün mü?” diye bana gösteriyordu. Resmen yarısına kadar dolu bir balon parçası gibi duruyordu ve iğrenç görünüyordu. Fakat onu mutlu ettiğim için kendimle gurur duydum…

“Hadi banyoya!” diyerek beni kaldırdı ve kucağına aldı. Götüm çok yanmaya başlamıştı. Banyoya geldiğimizde küvetin yarısı dolmuştu ve halen dolmaya devam ediyordu. Beni klozete oturup, “Yıka arkanı!” dedi. Yıkadım. Ellerimi de yıkattırdı ve sıcak küvete beni yatırdı. Götüm resmen çayır çayır yandı acıdan. Kendisi de yavaşca yanıma geldi ve amımı ellemeye başladı. Öyle narin seviyordu ki beni, bu duyguyu ona yaşattığım için teşekkür ediyordu. Sonra beni güzelce sabunlu lifle yıkadı. Sonra küvetin suyunu boşaltıp beraber duş aldık çıktık. Banyodan çıkarken tekledim. Beni tuttu ve “Ne oldu aşkım?” dedi. “Yürüyemiyorum, çok acıyor!” dedim. Aklıma Lisede kızların anlattıkları geldi o anda. Söyledikleri doruydu, fakt sanırım benim için bu ağrı bayağı büyük olacaktı. Emre beni kucakladığı gibi yatağa kadar götürdü ve üzerine bıraktı. Emre’mle çırılçıplak yattık…

Tabiki hikayem burada bitmiyor, ilerleyen haftalarda ve aylarda bunun gibi 15-20 sefer götümü kanata kanata sikti. Her seferinde de götümün çok dar olduğunu, başka biri olsa bu kadar kanamayacağını söyledi. Emre’yle evlenmeyi düşünüyordum, fakat ailem Emre’yi istemedi ve ayrıldık. Ama onun bana bıraktığı bir hatıra var: Büzüğümü tam kapatamıyorum ve osuruğumu tutamıyorum. Ömür boyu da çekecem bunun sıkıntısını galiba. (Benim gibi götü çok dar olan kızlara kesinlikle anal ilişkiyi önermiyorum! Hele hele yarağı çok büyük birine asla götten siktirmeyin!). Tabi Emre’nin bana bıraktığı bir de vazgeçilmez bir istek var: Götten sikişmeye acayip alıştım, önüme gelen her erkekle yatma ve götümü siktirme isteği duyuyorum. Fakat Emre’den sonra kimseyle sikişmedim. Ailem beni yakında evlendirmek istiyor, köyden birisi varmış. Ozamana kadar da pørnølarla ve seks hikayeleri ile idare ediyorum ve götüme değişik cisimler sokarak kendimi tatmin ediyorum.

Bu hikayemi yazarken bile götüm çok kaşındı. Offf off! Neredesin Emre???

BİR EX NEMFOMANIN ANILARI

Merhaba, benim adım Ayşe. 36 yaşında, 1.70 boyunda, 54 kilo, koyu ela gözlü, açık tenli ve açık kumral, 2 çocuk (bir kız, bir erkek) annesi, 9 yıllık evli ve yoğun çalışan bir kadınım. Ve ben bir Ex Nemfomanım! Gündelik hayatımda eski bir Nemfoman olmanın izlerini halen taşıyor olsam da, tedaviden önceki halime kıyasla çok daha fazla Otokontrole sahibim. Fakat tedavi öncesi hayatımın travmatik anıları vicdanımı rahatsız ediyor. Onunda ötesinde vicdanımı asıl rahatsız eden; hatırladıklarımın beni, neredeyse aynı derecede etkilemesi ve heyecanlandırması. Sanırım yakın tarihli uzun tedavim, ancak kendimi kontrol edebilmek konusunda yardımcı oldu bana. Hissettiklerim ve arzuladıklarım pek değişmiş değil. Sonuçta problemim; sadece hormonal bir sorun değil, son derece dengesiz geçmiş bir çocukluğun dışa vurumuydu. Ve Psikoterapiler, sanırım bilinçaltımdaki asıl nedenlere çok az çare olabildi.

Öte taraftan da, bir sürü erkek kuzenin olduğu bir ailenin en küçüğü ve tek kızı olmak yeteri kadar zordu zaten. Sürekli prenses gibi el sütünde tutulmam ve her istediğimin anında yapılması, haddinden fazla şımarık ve Narsist bir karakter geliştirmeme neden oldu. Ama bunun suçunu kimse bende göremez sanırım. Kabul ediyorum; ailem, iki taraftan da oldukça varlıklıydı ve herkes ailenin tek kızının, belki de sahip oldukları imkanlarında ötesinde mutlu olmasını istiyordu. “Bahsettiğin zorluk bunun neresinde?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim! Ama bu durum olabilecek en ters şekilde geri tepti. Verilen aşırı değer kendimi gerçekten bir prenses sanmama neden olsa da, belli bir yaştan sonra bu aşırı değer; üzerimde çok büyük bir yük hissetmeme ve saçma sapan şeyler yapmama yol açtı. Aslında olan; basit bir denklemi eşitleme çabasıydı. Verilen aşırı değeri bir şekilde dengelemem gerekiyordu ve buna ne zaman karar verdiğimi tam hatırlayamasam da; en kısa yolun cinsellik olacağı sonucuna vardı alt bilincim…

Sanırım daha 16-17 yaşlarındayken başlayan hormonal dengesizlikler sebep oldu böyle bir karar almama. Ya da ben öyle sanıyorum, çünkü bu kararı bişinçaltımın nasıl ve neden aldığı hakkında en ufak bir fikrim yok! Sırayla gelişen bazı olaylar, zaten çok düşük olan Otokontrolümün de yardımıyla işlerin çığırından çıkmasına neden oldu. Daha küçükken oynanan evcilik veya doktorculuk gibi oyunlarda bile, normalde sergilenen karşı cinsi keşif faaliyetlerinden daha fazlasını yapardım. Çevredeki ve sokakta birlikte oynadığım erkeklerin hemen hemen hepsi, benimle oynayabilmek için neredeyse birbirleriyle kavga ederlerdi.

Eteğimi kaldırıp, külotumu indirmek ve karşımdakinin bacak aramla ilgilenmesine izin vermek çok sıradan gelmeye başlamıştı bir zamandan sonra. Elbette aynısını karşımdakinden de beklerdim ve bir oyuncakla oynar gibi oyun arkadaşımın küçük pipisiyle oynamak çok zevkli gelirdi bana. 16-17 yaşlarıma geldiğimde; yaşça büyük erkeklerin benimle ilgilenmelerinin daha zevkli olduğunu keşfettim. Fakat bir sorun vardı; ailemdeki erkeklere benzemeyen, yani bana kendimi bir prenses gibi hissettirmeyen erkekler beni daha çok cezbediyordu. Ailemdeki, rol modeli olarak görebileceğim bütün erkekler; nazik, çoğunlukla açık kumral ve hatta sarışın, bakımlı ve nasıl konuşmaları gerektiğini bilen erkeklerken, beni heyecanlandıran erkekler bu tanımların tam zıttı olan erkeklerdi. Kaba saba, genelde esmer ve aşırı kıllı, bıyıklı veya sakallı, kültürsüz ve doğru dürüst düşünüp hareket etme yetisinden yoksun adamlardı kasıklarımın karıncalanmasına neden olanlar…

Daha da basit anlatmak gerekirse; aklınıza gelebilecek en klişe magandalar ve hanzolar! Onların bana yakın olmaları, dokunmaları; bacaklarımın titremesine neden olurdu. Büyürken çevremdeki bütün erkeklerin beni üstün bir prenses gibi görmelerine alışıktım, ama bu kaba saba adamların beni bir eşya veya değersiz bir mal gibi görmeleri; hatta sadece cinsel tatminleri için bir araç olarak görmeleri, içimde kelebeklerin uçuşmasına neden oluyordu. İtiraf etmem gerekirse; bunu ilk hissettiğim zamanlar, hissettiklerimden korkmuştum. Fakat kendimle mücadelem kısa sürmüş ve ilkel benliğim fazla da uğraşmadan kararlarıma hakim olmuştu…

Lisede, okulun en beğenilen ve yakışıklı çocuklarının ilgisi bile beni fazla etkilemezken; benden yaşça çok daha büyük öğretmenlere, veya hademelere, bugünkü okullarda giyilen eteklere kıyasla çok daha uzun olan, pileli okul eteğimin altından bacaklarımı, kasıklarımı, hatta iç çamaşırlarımı göstermek; onlarında baktığını ve beğendiklerini görmek; beni çok daha fazla mutlu eden ve heyecanlandıran bir durumdu. Hayatımın o döneminde de yeteri kadar saçma sapan ilişkim oldu. Ama o dönemler reşit olmadığım için bunlardan bahsetmeyeceğim. Ama kısaca; hayatımın sonraki dönemlerinde yaşadıklarımın temelleri o zamanlarda atılmıştı desem kesinlikle yanlış olmaz.

Liseyi bitirip, üniversiteye başlayacağım zaman ailemin tek istediği beni yurtdışına yollamaktı, ama benim, klişe erkeklerimden uzaklaşma gibi bir niyetim yoktu! Yaşım 18 olur olmaz, ailemi çokta fazla ikna etmeye gerek duymadan kendi evime çıktım. Ve zamanının o saçma sapan Üniversite sınavında, çokta zorlanmadan yüksek bir puan alıp, tek tercih ile istediğim okula ve bölüme girdim. Ankara’da, bütün Türkiye’de gayet iyi ünü olan özel bir üniversitede işletme bölümüne girdim. Zaten işlerin iyice hızlanıp kontrolden çıktığı dönem de bu dönemdi. Benim kadar olmasa da; cinsel dürtüleri ve hazları hemen hemen aynı derecede sıra dışı olan küçük bir grupla kısa sürede kaynaşarak; akla hayale gelmeyecek uç şeyler yaşamaya başladım. Ve bu durum tedavime kadar sürdü.

Anlatacağım hikayeler; saçma sapan, rezilliklerle dolu, çoğu erkeğe cinsel açıdan iştah kabartıcı gelse de, son derece sefil bir hayatın anlatımı olacak. Sanırım yeni bir terapi olarak hikayemi anlatacağım ve elimden geldiğince kısa aralıklarla, kronolojiye sadık kalarak yaşadıklarımı paylaşacağım.

Hadi bakalım! Faydası olacak mı?

ABLAMIN ARKADAŞINA OTELDE VERDİM AYARI

Merhaba, ben Ali, 21 yaşındayım, Antalya’da oturuyorum ve bir otelde masör olarak çalışıyorum. Yaptığım işten dolayı kaslı bir yapım var ve 1.82 boyunda, yeşil gözlü biriyim. Birgün yine otelde çalışırken, benim gibi masör olan arkadaşım, beni Resepsiyonda iki güzel hatunun beklediğini söyledi. Ben yukarıya çıkınca gözlerime inanamadım, ablam ve arkadaşı İrem karşımda duruyordu. Benim çalıştığım otele tatile gelmişlerdi. Ben oteldeki arkadaşlarla çok iyi anlaştığımdan, ben gelmesem bile yerime idare edebilecek birini buluyorlardı, veya patrona çaktırmıyorlardı. Arkadaşlara durumu anlattım ve günde 2 saat falan çalışacak, biraz vaktimi ablamlarla geçirecektim…

Ablamlar yol yorgunu olduğu için odalarına çıkıp yatacaklarını, kalkınca beni arayacaklarını söylediler. Onları odalarına çıkarttıktan sonra aşağıya inip, biraz çalıştığım yere görüneyim dedim. 3-4 saat sonra ablam beni arayarak, “Ali biz kalktık, biraz dolaşacağız, gel gezdir bizi!” dedi. Ben de arkadaşlara haber vererek yukarıya çıktım. Kapıda ablamlarla karşılaştık. Ablam beyaz tenli, 25 yaşında, benim gibi yeşil gözlü, güzel bir bayandır. Yanlış anlaşılmasın, ablama karşı öyle sapıkça duygularım yok, burda asıl konu ablamın arkadaşı İrem. İrem küçüklüğümden beri hep benim ilgimi çekmiştir. 7 senedir ablamla arkadaş oldukları için çok sık görüşürdük. O da buğday tenli, siyah saçlı, harika kalçaları ve göğüsleri olan güzel bir bayandır. İkisi de mini etek ve elbiseler giyerek inmişlerdi aşağı…

Otelden dışarıya çıktık, biraz gezdik dolaştık, saat akşam 17:00 civarında bir yere oturup biralarımızı söyledik. Sohbetler devam ederken ablam, “Bize de bir ara masaj yaparsın, dimi Alicim?” diyerek takıldı. Ben de, “Tabi abla, ne zaman isterseniz!” dedim. Biralarımızı içtikten sonra, otelde yemek saati yaklaştığı için tekrar otele döndük. Ben patrona biraz daha gözükmek için masaj salonuna indim, ablamlar da yemeğe geçtiler. Akşam saat 21:00 gibi tekrar buluştuk ve bu sefer otelin barına gittik. İkiside dar ve mini elbiseler giymişlerdi. Onlar dans ediyor, ben de barmen arkadaşımın yanında muhabbet edip, içkimi içiyordum.

Arkadaşım bir ara, “Ablanın yanındaki hatun kim lan? Taş gibiymiş!” dedi. “He öyledir lan, adı İrem, ablamın arkadaşı, ben de çok beğeniyorum!” dedim. Arkadaşım da, “Sik abicim hatunu, hazır ortam müsait, mekan müsait, hemde deplasmana senin ayağına gelmiş, bundan iyi fırsat mı olur!” dedi. “Ablam olmasa yanaşırdım da, ablamın 7 senelik arkadaşı, nasıl yapacam lan o işi?” dedim. Biz öyle muhabbetler ederken İrem yanıma geldi ve beni elimden tutarak dansa kaldırdı. Tabii içkinin verdiği cesaret ve ortamın darlığıyla, biraz temas ediyorduk birbirimize. Ama sadece temasta kalıyordu iş. Gece saat 01:00’i gösterirken İrem iyice sarhoş olmuştu ve ablamla birlikte İrem’i odaya çıkarttık, yatağına yatırdık. Zaten elbisesi kısaydı, şimdi iyice toplanmıştı, bacaklarının tamamı küloduna kadar görünüyordu. Ablam da yattı ve o gece böyle bitti.

Diğer gün öğlen, saat 14:00 gibi pek masaja gelen olmadığı için, arkadaşlarla oturup sigara, bira falan içiyorduk ki, benim telefonum çaldı. İrem arıyordu, “Ali yukarıya gelebilir misin?” dedi. Ben hemen izin isteyip yukarıya çıktığımda, İrem daha yeni banyodan çıkmıştı, saçlarının ıslaklığından belli oluyordu. “Alicim bu sabah ablanla yüzerken koluma birşeyler oldu, en ufak bir hareketimde ağrıyor, sen bilirsin neden ağrıdığını.” dedi. Ben de kolunu çıkık gibi şeyler varmı diye kontrol ettim, biraz anladığım için. Ama birşey yoktu, “Önemli birşey yok kolunda, sadece uzun süredir bu kadar hareket ettirmediysen kasılmış olabilir.” dedim. İrem de, “Yapma yaa! Ne yapacağız o zaman?” dedi. “İstersen masaj yapabilirim, biraz olsun yine ağrısını falan alır, kasların gevşer.” dedim. İrem de, “Tamam inelim o zaman masaj salonuna!” dedi. “Yok burada yaparım, hem daha rahat olur. Ben eşyalarımı alıp geliyorum!” dedim ve aşağıya inip malzemelerimi aldım geldim.

Masaja başlamadan önce İrem’le birer sigara yakıp biraz muhabbet ettik. İrem bana, “Nasıl yapacaksın masajı?” dedi. “Sen nasıl istersen öyle yaparım!” dedim. İrem de, “Normalde müşterilere nasıl yapıyorsunuz?” dedi. “Normalde senin gibi genç müşteriler hep çıplak yaptırıyor masajlarını, ama istersen sana kıyafetinin üstünden de yaparım.” dedim. O da, “Madem bir iş yapıyoruz, tam yapalım, sen beni hiç tanımıyormuşsun gibi, normal bir müşteriymişim gibi yap masajını, tamam mı?” dedi. İrem’in bilmediği birşey vardı, normalde bizim orada işlerin sonu çoğunlukla seksle bitiyordu. Ama İrem öyle şeylere yanaşmaz diye aklımdan geçirdim ve “Tamam olur, o zaman bu havluyu al, soyunduktan sonra yüz üstü yatıp kalçana ser.” dedim ve ben banyoya gidip beklemeye başladım. Birkaç dakika sonra, “Tamam Ali, gel!” dedi. Yatakta çırılçıplak, kalçasında sadece havlu serili halde, yüzüstü yatıyordu. Ben masaja başlamadan, “Şimdi masaj yapıyorum da, ablam gelirse ne olacak böyle? Ablama laf anlatmamız zor olur, bana kızar!” dedim. O da, “Yok, ablan otelde birkaç eski aile dostlarını bulmuş, sen de tanırsın onları, yemeğe davet etmişler, onların yanına gitti, akşamdan önce dönmez!” dedi. “Tamam ozaman!” deyip bütün malzemeleri hazırladım.

Önce İrem’in kolunu bir süre ovduktan sonra, elime yağlardan alarak sırtını yağlayıp masaj yapmaya başladım. Sırtına masaj yaparken o gevşiyor, arada sadece biraz inilti çıkartıyordu. Ben de bu arada çıkardığı ve sandalyenin üstüne koyduğu iççamaşırlarına bakıyordum ki, İrem, “Hep sırtıma mı yapacaksın? Rica etsem tüm vücuduma yapsan? Yol çok yordu gerçekten!” dedi. “Tamam, o zaman bacaklarına geçiyorum, olur mu?” dedim. Gülerek başını salladı. Bacaklarına yağı döktükten sonra yine masaj yapmaya başladım. O kadar güzel bacakları vardı ki inanamazsınız. Benim de bu arada sikim kalkmaya başladı, beyaz dar bir şortum vardı altımda. İrem bana bir şey söylemek için döndüğünde yarrağımın kalktığını görmüş olmalı ki, “Ne oldu? Senin ufaklık hareketlenmiş!” dedi. Utandım cevap veremedim. “Ali sana bir şey soracağım, ama doğru söyle, burada biz bizeyiz, hiç aşağıda müşterilere masaj yaptıktan sonra seks hizmeti sunuyor musunuz?” dedi. Ben utanarak, “Evet.” diyebildim. İrem gülerek, “Tahmin etmiştim! Peki buraya gelirken benim hakkımda düşündün mü öyle bir hizmet?” dedi. Utana sıkıla, “Evet.” diyebildim yine. O da kahkahayı patlattıktan sonra, “O zaman ben de o seks hizmetinden istiyorum!” dedi. Ben beynimden vurulmuşa döndüm, “Ne? Nasıl?” dedim. İrem de kalçasındaki havluyu atarak, “İşte böyle! Hadi göster bakalım marifetlerini!” dedi…

Bende artık ipler koptu. Hemen kalçalarına yağı döktüğüm gibi ovmaya başladım. Ama sert sert ovuyordum, arada poposuna tokatlar atıyordum. Ardından amına kadar inip, parmağımla amının dudaklarına ve klitorisine dokunuyordum. Bir süre oraya masaj yaptıktan sonra onu sırt üstü yatırıp, başının arkasına geçtim. Sikim onun başına değiyor, ben ise başının arkasından göğüslerine ve karnına uzanıp masaj yapıyordum. Birden elini sikime atarak dokunmaya ve oynamaya başladı. Ardından şortumu indirdi. İçimde boxer olmadığı için sikim bir anda fırladı. Sikim büyük olduğu için İrem bir anda irkilse de, hemen sonra eline alıp sikimi sıvazlamaya başladı. Ben ise uçuyordum resmen ve artık masajı bıraktım ve eğildim, öpüşmeye başladık…

Ben o aldığım zevke delice öpüyordum İrem’i. Dillerimiz sürekli birimizin ağzında birbiriyle buluşuyordu. 10 dakika kadar öpüştükten sonra İrem yatakta doğruldu, sikimi eline alıp sıvazladı ve önümde diz çökerek bir hamlede ağzına aldı sikimi. Hızlı hızlı yalıyordu, aynı anda sıvazlayıp, bir yandan da taşaklarımı avuçlayıp sıkıyordu. Ben heyecandan fazla dayanamayıp ağzına boşaldım. Hiç ters tepki vermeden döllerimin hepsini yuttu. Ardından yatağa yatırdım İrem’i ve göğüslerini ovmaya başladım. Tabii bu arada yine öpüşüyorduk. O ise elini taşaklarımda, sikimde gezdirip sıvazlıyordu. Dudaklarından göğüslerine inip, o koca göğüslerini öpmeye, yalamaya ve emmeye başladım. Uçları dikleşmişti. Sikim yine hareketlenmeye başladı ve sikimi göğüslerinin arasına koyup git gel yapmaya başladım. Göğüsleri yağlı olduğu için aralarında kayarken çok zevk veriyor ve bu da beni daha fazla azdırıyordu. Göğüslerini sikmeyi bırakınca biraz yukarı kaydım ve taşaklarımı bir süre yalattıktan sonra 69 olduk. O benim yarrağımı ve taşaklarımı yalıyor emiyor, ben de onun amını yalıyordum.

İrem amını ağzıma bastırarak ileri geri salınıyor ve kasılıp titreyerek Orgazm oluyordu. Ama ben yeni boşaldığım için daha gelmiyordum. 15 dakika kadar amını yaladıktan sonra İrem üstümden kalktı ve yatağa sırtüstü uzanıp, bacaklarını ayırdı, “Hadi, gir içime artık!” diye inledi. Amına bir tükürükle yarrağımı dayadım ve bir anda bastırıp kökledim. Amını çok siktirdiği belliydi, çünkü çok dar değildi ve çok büyük bir çığlık atmamıştı. Ben bundan da cesaret alarak artık sert sert sikiyordum İrem’in amını. Taşaklarım yağlı kalçalarına çarptıkça, Şak şak şak sesler çıkartıyordu. Bizim iniltilerimiz de o çıkan seslere karışıyordu. Ama hiç durmadan hızlı hızlı sikmeye devam ediyordum. 20 dakika kadar siktikten sonra amından çıkıp göğüslerine boşaldım.

Yatakta yan yana oturup birer sigara yaktık ve ben Mini-Bar’dan iki bira açıp yanına geldim. İremle biralarımızı içerken, İrem bana, “Teşekkür ederim canım, bu hizmeti en son bana eski sevgilim sunmuştu, ama seninki kadar güzel değildi!” dedi. Ben de ona teşekkür ederek, onun güzelliğinden falan bahsettim, iltifatlar ettim. Biralarımız bitince gelip benim kucağıma oturdu ve yüzü bana dönük bir şekilde öpüşmeye başladık tekrardan. Benim sikim hareketlenip tekrardan amına temas etmeye başlayınca, sikimi eline aldı ve bir süre sıvazladıktan sonra bacaklarını iki yanıma atarak, sikimi amına yerleştirdi ve üstüne oturup hoplamaya başladı. Sertçe hopluyor, inliyor, arada böğürerek resmen Orgazm oluyordu. Ben ise onun göğüslerini yoğururcasına sıkıyor, emiyordum…

Sonra yarrağımın üstünden kalktı ve yine ağzına alarak emmeye başladı. 5 dakika kadar emdikten sonra, “Arkadan da yapmak ister misin?” dedi. “Deli misin, tabii ki çok isterim!” dedim. İrem hınzırca gülümseyerek önümde domaldı. Ben onun göt deliğini yalarken bir yandan da yağları kalçalarına sürüyordum. Göt deliğine de biraz sürdükten sonra yarrağımı dayadım ve bir anda yine ittirerek götüne biraz girdim. Yarrağım kalın ve büyüktür, o yüzden alırken zorlanır diye düşünmüştüm, ama orospu galiba daha önce götten de çok siktirmişti ki, yağın yardımıyla da tamamını zorlanmadan aldı. Götüne sert sert git gel yapmaya başladım. Kasıklarım götüne çarptıkça götü dalgalanıyordu ve ben de bundan çok zevk alıyordum, arada kalçalarını tokatlıyordum. 15 dakika kadar götünü öyle siktikten sonra, ben götünden çıktım ve yatağa yatıp onu bana sırtı dönük üzerime alıp, yine götüne yerleştirdim. Sert sert hopluyordu. Çok geçmeden ben götünün içine boşaldım. Fakat hiç çıkarmadan götünü sikmeye devam edecektim…

Sikim götündeyken yanıma alıp yan yatırdım ve pompalamaya devam ettim. Bir süre de bu pozisyonda götünü siktikten sonra tekrar domalttım. Fakat bu sefer belini kırdım ve kalçaları iyice meydana çıkmıştı. 20 dakika kadarda öyle siktim götünü ve boşalacağım zaman çıkarıp, o harika kalçaların üstüne boşaldım. Sonra birlikte banyoya girdik.